TSPB 2020 FAALİYET RAPORU

sağlamak tüm sermaye piyasaları paydaşlarının ortak arzusu. Ancak bugün yatırımcı sayısı itibarıyla tarihi gelişmeler yaşasak da henüz hedeflediğimiz büyüklüklerden çok uzaktayız. Birkaç veri üzerinden sermaye piyasalarımızın bugünkü tablosunu ortaya koyduğumuzda kat etmemiz gereken yolun ne olduğu daha net olarak anlaşılacaktır. Dünyada sermaye piyasalarının gelişimi, sermaye piyasalarının GSYH’ye oranı ile ölçülüyor. Bu anlamda baktığımızda ise sermaye piyasalarının ABD GSYH’sine oranı %244, Japonya’da ve Kore’de %137, Malezya’da %130 olurken Türkiye’de sermaye piyasalarımızın GSYH’mize oranı %32 seviyeleri ile sınırlı kalmış durumda. GSYH büyüklüğü açısından Ülkemiz dünyada 19. sıradayken Piyasa Değeri/GSYH oranı açısından 48’inci sırada bulunmaktadır. Borsalara kote olan şirket sayısı itibarıyla baktığımızda ise Borsa İstanbul, bırakın ABD, İngiltere, Japonya ve Avrupa gibi gelişmiş ülke borsalarını Malezya, Endonezya, Tayland gibi ülkelerin de altında şirket sayısına sahip. Görüldüğü gibi gerek hanehalkı varlıklarında/tasarruflarında sermaye piyasalarının aldığı pay, gerek sermaye piyasalarının GSYH’ye oranı, gerekse borsalara kote şirket sayıları itibarıyla veriler bize; sermaye piyasaları olarak gidecek daha çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Ülkemizdeki kredi ve sermaye piyasası dağılımına baktığımızda da dünya geneline kıyasla maalesef dengeli bir durum söz konusu değil. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Türkiye olarak, sermaye piyasalarının kredi piyasalarına oranla bir miktar daha hızlı büyümesinin bu dengeyi yakalama açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Diğer yandan dünyada finans merkezi haline gelmiş ülkelere baktığımızda, sermaye piyasalarının önemli boyutlara ulaştığını ve sermaye piyasasının gelişmesi ile finansal gelişmişlik arasında çok doğrusal bir ilişkinin olduğunu gözlemliyoruz. Hong Kong, New York ve Londra’nın, bugün dünyanın finans merkezleri haline gelmesinin sermaye piyasalarının gelişmişlik düzeyinden kaynaklandığını net olarak görmek mümkün. Türkiye’nin de İstanbul’u bir finans merkezi haline getirmesi için iç tasarruflarımızı artırmanın ve bu tasarrufların sermaye piyasalarımıza çekmenin yanında, yabancı tasarrufları da ülkemize çekecek yatırım ortamını hep birlikte geliştirmemiz lazım. Bunun içinde İstanbul’un ve sermaye piyasalarımızın fırsatlarla dolu olan güçlü hikâyesini öne çıkararak tüm dünyaya anlatmamız lazım. Birlik olarak bu anlayışla önümüzdeki dönem İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Değerli Üyelerimiz, Gelecek dönemde paydaşlarımızın da desteğiyle hedeflediğimiz derinlik ve büyüklükteki sermaye piyasaları ekosistemini yaratacağımıza inanıyorum. Bu noktada Birlik yönetimi olarak, statümüzün bize verdiği görev ve yetkiler çerçevesinde, sektörümüzün temel sorunlarına odaklanarak, tüm sermaye piyasası kurumları ve üyelerimizle iş birliği içerisinde orta ve uzun vadeli çözümler geliştirmek için çalışmalarımıza devam ettik. Bu kapsamda finansal kapsayıcılık ve bireysel yatırımcının korunması, memnuniyetinin artırılması, İstanbul Finans Merkezi, emeklilik sistemi katılımcı tabanının ve memnuniyetinin artırılması, yatırım danışmanlığı, girişimcilik ekosisteminin sermaye piyasaları ile entegre edilmesi, ülkemiz sermaye piyasalarının uluslararası yatırımcılara tanıtılması, İslami ürünlerin yaygınlaştırılması, menkul kıymetleştirme, proje finansmanı ve yeni finansal ürünlerin oluşturulması, mesafeli sözleşme yapılmasına ilişkin ikincil mevzuatın hazırlanması, sürdürülebilirlik, teknolojik alt yapı ve veri yönetimi olmak üzere toplam 11 başlıktan oluşan konular 2020 yılında gündemimizin ilk sıralarında yer aldı. Olağanüstü koşullara rağmen sermaye piyasalarının tüm kurum ve kuruluşları, geliştirdiği yeni çözümlerle, sektörümüzün etkin bir şekilde işlemesi için özverili bir şekilde faaliyetlerini sürdürdü. 2020’YE BAKIŞ 18 TSPB 2020 FAALİYET RAPORU

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NjU0